Bağımlı Sinemanın Politik Eleştirisi
Hollywood sineması ve onun yazın dünyasındaki karşılığı olan Best Seller edebiyatı ortalamaya oynar. Ortalama zekâ, ortalama ve manipüle edilmiş hayat görüşü, ortalama bir empati IMDB puanını ve çoksatar kitapları belirler. Toplumun vasat zevkleri sanatı ve politikayı biçimlendirir. Nitelikli kitaplar çok satsa dahi okunmaz. Sanatçının ileri görüşlülüğü onun toplumdan kopukluğuyla paraleldir çünkü. Birkaç yıl değil, birkaç haftalık öngörü dahi toplumda yalnızlaşmaya yol açar. Béla Tarr, Pier Paolo Pasolini veya Jean-Luc Godard gibi yönetmenler bilinse dahi anlaşılmaz bulunur bu yüzden. Sahtekâr zevklerle Van Gogh övülüp Steven Spielberg filmlerine hayran kalınır… Devrimci bir politik sinema girişimi tarihin her kertesinde devlet ve devletin haksız uygulamalarını işgüzarca savunarak dopamin salgılayan toplum tarafından sansür ve saldırıya uğrar. Devlet, tıpkı kapitalizm ve dinlerde olduğu ve fakat bilim ve felsefede olmadığı gibi, itaat edeni ve usulca talihine razı geleni sever. Politik bir tutumla film yapmak ise süregiden itaatkâr şuursuzluğu yıkmaya değilse de en azından kırmaya yönelik bir teşebbüs olarak değerlendirilebilir. Politik film, eğlence kültürü olarak araçsallaştırılan Bağımlı Sinemanın karşısında bir tutum olarak mücadele yöntemleri geliştirir. Umudu ve umutsuzluğu resmederken, iktidar mekanizmaları karşısında mantığın ve kabullenilmiş bir yenilginin direncine sığınır.
- Açıklama
Hollywood sineması ve onun yazın dünyasındaki karşılığı olan Best Seller edebiyatı ortalamaya oynar. Ortalama zekâ, ortalama ve manipüle edilmiş hayat görüşü, ortalama bir empati IMDB puanını ve çoksatar kitapları belirler. Toplumun vasat zevkleri sanatı ve politikayı biçimlendirir. Nitelikli kitaplar çok satsa dahi okunmaz. Sanatçının ileri görüşlülüğü onun toplumdan kopukluğuyla paraleldir çünkü. Birkaç yıl değil, birkaç haftalık öngörü dahi toplumda yalnızlaşmaya yol açar. Béla Tarr, Pier Paolo Pasolini veya Jean-Luc Godard gibi yönetmenler bilinse dahi anlaşılmaz bulunur bu yüzden. Sahtekâr zevklerle Van Gogh övülüp Steven Spielberg filmlerine hayran kalınır… Devrimci bir politik sinema girişimi tarihin her kertesinde devlet ve devletin haksız uygulamalarını işgüzarca savunarak dopamin salgılayan toplum tarafından sansür ve saldırıya uğrar. Devlet, tıpkı kapitalizm ve dinlerde olduğu ve fakat bilim ve felsefede olmadığı gibi, itaat edeni ve usulca talihine razı geleni sever. Politik bir tutumla film yapmak ise süregiden itaatkâr şuursuzluğu yıkmaya değilse de en azından kırmaya yönelik bir teşebbüs olarak değerlendirilebilir. Politik film, eğlence kültürü olarak araçsallaştırılan Bağımlı Sinemanın karşısında bir tutum olarak mücadele yöntemleri geliştirir. Umudu ve umutsuzluğu resmederken, iktidar mekanizmaları karşısında mantığın ve kabullenilmiş bir yenilginin direncine sığınır.
Stok Kodu:9786258704105Boyut:14x20Sayfa Sayısı:220Basım Yeri:İstanbulBasım Tarihi:2026
- Taksit Seçenekleri
- Axess KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim560,00560,002280,00560,003186,67560,00Ziraat BankkartTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim560,00560,002280,00560,003186,67560,00Maximum KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim560,00560,002280,00560,003186,67560,00Diğer KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim560,00560,002--3--
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
