Kutsalın Modernleşmesi Erken cumhuriyet Dönemi’nde Din Politikaları ve Batıcı Söylem (1923-1950)

Stok Kodu:
9786256586376
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
292
Basım Yeri:
Ankara
Kategori:
%15 indirimli
325,00TL
276,25TL
Taksitli fiyat: 3 x 92,08TL
Havale/EFT ile: 270,73TL
9786256586376
145437
Kutsalın  Modernleşmesi
Kutsalın Modernleşmesi Erken cumhuriyet Dönemi’nde Din Politikaları ve Batıcı Söylem (1923-1950)
276.25

“...Yönünü Batı’ya dönmüş bir Türkiye’de, devletin vatandaşa yeni bir
yönelim, dünya görüşü ve ideoloji empoze etmesi nasıl açıklanmalıdır?
...Laikleşme ve sekülerleşme çabaları, Türkiye’de, din-devlet ilişkisinin
yeniden tanımlamasını gerekli kılmıştır. Laiklik gibi sekülerleşme de yeni
toplum içi veya gruplar arası itişme, çatışma ve gerilim sonucu gündeme
gelmiş değildir. Bilakis bu gelişme, toplumsal bir ihtiyaçtan ziyade,
Cumhuriyetçi kadroların -beslendikleri Batıcı zihniyet dünyalarına tesadüf
etmesinin de etkisiyle- Türkiye’nin Batı ile ilişkilerine belli bir istikamet
verme gerekliliği sonucu söz konusu olmuştur.”
utsalın modernleşmesi, bir kayboluş mu yoksa bir form değişikliği mi?
Dönüşen şey değişir mi? “Aydınlanma”nın yeni insan oluşturma fikri,
geleneksel insan kalıplarını yıkıp inanç ve hakikat sorunlu bir söylem
üretilmesine neden olmuştur. Erken Cumhuriyet Dönemi’nde de durum farklı değildir. Adeta
“bilimin ve resmî ideolojinin ulemalığını yapan” Cumhuriyetçi kadronun, Batıcı söylemleri
ve uygulamaları en çok da din politikalarının icrasında kendini göstermiştir. Aynı zamanda,
halkın seküler politikalarla cumhuriyet ideolojisine adapte edilmesi bu seçkinci kadronun
gündemindedir.
Ercan Özçelik, kitabında laikliğin ve sekülerliğin araçsal bir ideoloji gibi işlevselleştirilerek,
Osmanlı sonrası, yeni Türkiye’de “kutsal” olanın “modern” olana evrilmesini farklı bir bakış
açısıyla inceliyor. Bunu yaparken modernitenin, laikliğin ve sekülerliğin Avrupa’daki ortaya
çıkış serüvenini ve gelişimini de derinlemesine ele alarak geniş bir kavramsal çerçeve çiziyor.
Yazar, kavramların Osmanlı Devleti’ndeki yansımalarını oradan da Yeni Türkiye’nin hukuki
ve siyasi damarlarına girmesini zengin bir literatür ile kaleme alıyor.
Yazara göre, geleneksel kopuş sonrası ne devlet Kurumları eski gibi idi ne de halk. Yeni gibi
de olamadılar. Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki bu paradigmatik kırılma, günümüzde sosyal
ve siyasal alanda tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Elinizdeki kitap, yakın zamanda
biteceğe benzemeyen bu tartışmaları öznel ve akıcı bir şekilde konu alıyor.

“...Yönünü Batı’ya dönmüş bir Türkiye’de, devletin vatandaşa yeni bir
yönelim, dünya görüşü ve ideoloji empoze etmesi nasıl açıklanmalıdır?
...Laikleşme ve sekülerleşme çabaları, Türkiye’de, din-devlet ilişkisinin
yeniden tanımlamasını gerekli kılmıştır. Laiklik gibi sekülerleşme de yeni
toplum içi veya gruplar arası itişme, çatışma ve gerilim sonucu gündeme
gelmiş değildir. Bilakis bu gelişme, toplumsal bir ihtiyaçtan ziyade,
Cumhuriyetçi kadroların -beslendikleri Batıcı zihniyet dünyalarına tesadüf
etmesinin de etkisiyle- Türkiye’nin Batı ile ilişkilerine belli bir istikamet
verme gerekliliği sonucu söz konusu olmuştur.”
utsalın modernleşmesi, bir kayboluş mu yoksa bir form değişikliği mi?
Dönüşen şey değişir mi? “Aydınlanma”nın yeni insan oluşturma fikri,
geleneksel insan kalıplarını yıkıp inanç ve hakikat sorunlu bir söylem
üretilmesine neden olmuştur. Erken Cumhuriyet Dönemi’nde de durum farklı değildir. Adeta
“bilimin ve resmî ideolojinin ulemalığını yapan” Cumhuriyetçi kadronun, Batıcı söylemleri
ve uygulamaları en çok da din politikalarının icrasında kendini göstermiştir. Aynı zamanda,
halkın seküler politikalarla cumhuriyet ideolojisine adapte edilmesi bu seçkinci kadronun
gündemindedir.
Ercan Özçelik, kitabında laikliğin ve sekülerliğin araçsal bir ideoloji gibi işlevselleştirilerek,
Osmanlı sonrası, yeni Türkiye’de “kutsal” olanın “modern” olana evrilmesini farklı bir bakış
açısıyla inceliyor. Bunu yaparken modernitenin, laikliğin ve sekülerliğin Avrupa’daki ortaya
çıkış serüvenini ve gelişimini de derinlemesine ele alarak geniş bir kavramsal çerçeve çiziyor.
Yazar, kavramların Osmanlı Devleti’ndeki yansımalarını oradan da Yeni Türkiye’nin hukuki
ve siyasi damarlarına girmesini zengin bir literatür ile kaleme alıyor.
Yazara göre, geleneksel kopuş sonrası ne devlet Kurumları eski gibi idi ne de halk. Yeni gibi
de olamadılar. Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki bu paradigmatik kırılma, günümüzde sosyal
ve siyasal alanda tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Elinizdeki kitap, yakın zamanda
biteceğe benzemeyen bu tartışmaları öznel ve akıcı bir şekilde konu alıyor.

Axess Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 276,25    276,25   
2 138,13    276,25   
3 92,08    276,25   
Ziraat Bankkart
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 276,25    276,25   
2 138,13    276,25   
3 92,08    276,25   
Maximum Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 276,25    276,25   
2 138,13    276,25   
3 92,08    276,25   
Diğer Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 276,25    276,25   
2 -    -   
3 -    -   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat