Râmi KışlasıII. Mahmud Devrinde Aydın-Despotik Modernleşmenin Karargâhı
Millî Mücadele sonrasında imzalanan Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) ile işgal
kuvvetleri protokol gereği altı hafta içerisinde tahliye işlemlerini tamamlamak zorundaydı.
Eylül 1923’ten itibaren hareketlenen bu süreçte, Fransız işgali altında bulunan Râmi
Kışlası’ndaki tahliye işlemleri 10 Eylül itibariyle henüz tamamlanmış değildi. Kışlanın Türk
Ordusu tarafından teslim alınması Ekim ayının başlarını bulmuştur. İtilaf Devletleri nihayet
2 Ekim 1923 tarihinde İstanbul’dan ayrılmış, böylece beş yıllık işgalin ardından Türk
Ordusu’nun 6 Ekim’de şehre girmesiyle İstanbul resmen ve fiilen esaretten kurtulmuş,
Râmi Kışlası camiinin ayakta kalmış yegâne kısmı olan minaresine Fransızlar tarafından
asılmış olan haç indirilmiştir.
Osmanlı modernleşmesinde dünyadaki değişime paralel olarak XIX. yüzyılın ilk yarısında
iktidarın sembolleri değişmiş, kamuoyu ve hükümdarın görünürlüğü gibi popülist yeni
unsurlar öne çıkmış, bu süreçte münzevî ve muhtefî hükümdar algısı terk edilmeye
başlanmıştır. Ordusunun başında muzaffer bir kumandan ve çağdaşı üniformalı
monarklar gibi muktedir bir hükümdar olmak, merkeziyetçi-otoriter devletin inşası
bakımından kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu ideali/hayali mümkün kılacak unsurlar olarak
çağdaş disiplinli ordular ve ideolojik-politik anlamlar kazanan modern askeri yapılar önem
kazanmıştır. Söz konusu iki unsurun belirgin bir biçimde öne çıktığı II. Mahmud’un
saltanatında, önce Vak‘a-i Hayriyye ile Yeniçeri Ocağı ilga edilmiş, yerine kurulan Asâkir-i
Mansure-i Muhammedîye için hızla yeni kışlalar inşa edilmeye başlanmıştır. Payitaht
İstanbul’un silüetini, selatin camileri yerine abidevi modern kışlaların belirlediği bu yeni
dönemde, iktidarın temel dayanağı ordu ve onların eğitim üsleri olan kışla yapıları en
önemli gündem maddesi olmuştur. Elinizdeki kitabın odak noktasını, bu kışlaların
ilklerinden biri olan ve önemli bazı reformların vitrini hükmündeki Râmi Kışlası
oluşturmaktadır. Osmanlıda gelenekten kopuş ve modern olana yöneliş sürecinde ordu,
hükümdar ve iktidar üçgeninde kışla yapılarının kazandığı yeni anlam ve işlevler, kışla ve
talimli-asker (eğitimli çağdaş ordu) üzerinden merkeziyetçi devletin ve mutlak otoritenin
yeniden tesisinin analiz edildiği Râmi Kışlası: II. Mahmud Devrinde Aydın-Despotik
Modernleşmenin Karargâhı isimli bu eserde; Râmi Kışlası’nın inşası, geçirdiği onarımlar,
modernleşme sürecinde ifade ettiği politik-ideolojik anlam, askeri eğitim tarihimiz
açısından önemi ve kışla etrafında zamanla oluşan yerleşim gibi konular ele alınıyor.
Yazar Hakkında:
1971 yılında İstanbul’da doğdu, 1994 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih
Bölümü’nden mezun oldu. Bir yıl sonra araştırma görevlisi olarak yüksek lisans eğitimini aynı
üniversitenin Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde, doktora eğitimini ise İstanbul Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı. Doktora sürecinde kazandığı bursla İskoçya ve
İngiltere’de alanıyla ilgili çalışmalar yaptı. 2011 yılında Yakınçağ Tarihi alanında doçent, 2017
yılında profesör unvanı aldı. 2019-21 yılları arasında Kazakistan’da Ahmet Yesevi
Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve Sosyal Bilimler Fakültesi dekanı olarak görev yaptı. 2007
yılında “Tanzimat Devrinde Rüşvet-Hediye İkilemi ve Bu Alandaki Yolsuzlukları Önleme
Çabaları” başlıklı makalesi ile Osmanlı Bankası Arşiv Araştırma Merkezi ile Tarih Vakfı
tarafından verilen European Association for Banking and Financial History (Avrupa Bankacılık ve
Finans Tarihi Birliği) ödülüne, 2009 yılında doktora tezleri için verilen Prof. Dr. Işın Demirkent
Tarih Ödülü’ne, 2015 yılında ise Şeyhü’l-Vüzera Koca Hüsrev Paşa -II. Mahmud Devrinin Perde
Arkası künyeli eseriyle telif eser dalında Türkiye Bilimler Akademisi ödülüne layık görülmüştür.
Temel ilgi alanları olan Yakınçağ Osmanlı Tarihi, XIX. yüzyılda Osmanlı dünyasında bilim-sanat,
mimarlık, modernleşme ve askeri reform tarihi konularında yayımlanmış çok sayıda çalışması
mevcuttur.
Kullanılan Reklam Mecraları :
- Açıklama
Millî Mücadele sonrasında imzalanan Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) ile işgal
kuvvetleri protokol gereği altı hafta içerisinde tahliye işlemlerini tamamlamak zorundaydı.
Eylül 1923’ten itibaren hareketlenen bu süreçte, Fransız işgali altında bulunan Râmi
Kışlası’ndaki tahliye işlemleri 10 Eylül itibariyle henüz tamamlanmış değildi. Kışlanın Türk
Ordusu tarafından teslim alınması Ekim ayının başlarını bulmuştur. İtilaf Devletleri nihayet
2 Ekim 1923 tarihinde İstanbul’dan ayrılmış, böylece beş yıllık işgalin ardından Türk
Ordusu’nun 6 Ekim’de şehre girmesiyle İstanbul resmen ve fiilen esaretten kurtulmuş,
Râmi Kışlası camiinin ayakta kalmış yegâne kısmı olan minaresine Fransızlar tarafındanasılmış olan haç indirilmiştir.
Osmanlı modernleşmesinde dünyadaki değişime paralel olarak XIX. yüzyılın ilk yarısında
iktidarın sembolleri değişmiş, kamuoyu ve hükümdarın görünürlüğü gibi popülist yeni
unsurlar öne çıkmış, bu süreçte münzevî ve muhtefî hükümdar algısı terk edilmeye
başlanmıştır. Ordusunun başında muzaffer bir kumandan ve çağdaşı üniformalı
monarklar gibi muktedir bir hükümdar olmak, merkeziyetçi-otoriter devletin inşası
bakımından kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu ideali/hayali mümkün kılacak unsurlar olarak
çağdaş disiplinli ordular ve ideolojik-politik anlamlar kazanan modern askeri yapılar önem
kazanmıştır. Söz konusu iki unsurun belirgin bir biçimde öne çıktığı II. Mahmud’un
saltanatında, önce Vak‘a-i Hayriyye ile Yeniçeri Ocağı ilga edilmiş, yerine kurulan Asâkir-i
Mansure-i Muhammedîye için hızla yeni kışlalar inşa edilmeye başlanmıştır. Payitaht
İstanbul’un silüetini, selatin camileri yerine abidevi modern kışlaların belirlediği bu yeni
dönemde, iktidarın temel dayanağı ordu ve onların eğitim üsleri olan kışla yapıları en
önemli gündem maddesi olmuştur. Elinizdeki kitabın odak noktasını, bu kışlaların
ilklerinden biri olan ve önemli bazı reformların vitrini hükmündeki Râmi Kışlası
oluşturmaktadır. Osmanlıda gelenekten kopuş ve modern olana yöneliş sürecinde ordu,
hükümdar ve iktidar üçgeninde kışla yapılarının kazandığı yeni anlam ve işlevler, kışla ve
talimli-asker (eğitimli çağdaş ordu) üzerinden merkeziyetçi devletin ve mutlak otoritenin
yeniden tesisinin analiz edildiği Râmi Kışlası: II. Mahmud Devrinde Aydın-Despotik
Modernleşmenin Karargâhı isimli bu eserde; Râmi Kışlası’nın inşası, geçirdiği onarımlar,
modernleşme sürecinde ifade ettiği politik-ideolojik anlam, askeri eğitim tarihimiz
açısından önemi ve kışla etrafında zamanla oluşan yerleşim gibi konular ele alınıyor.
Yazar Hakkında:
1971 yılında İstanbul’da doğdu, 1994 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih
Bölümü’nden mezun oldu. Bir yıl sonra araştırma görevlisi olarak yüksek lisans eğitimini aynı
üniversitenin Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde, doktora eğitimini ise İstanbul Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı. Doktora sürecinde kazandığı bursla İskoçya ve
İngiltere’de alanıyla ilgili çalışmalar yaptı. 2011 yılında Yakınçağ Tarihi alanında doçent, 2017
yılında profesör unvanı aldı. 2019-21 yılları arasında Kazakistan’da Ahmet Yesevi
Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve Sosyal Bilimler Fakültesi dekanı olarak görev yaptı. 2007
yılında “Tanzimat Devrinde Rüşvet-Hediye İkilemi ve Bu Alandaki Yolsuzlukları Önleme
Çabaları” başlıklı makalesi ile Osmanlı Bankası Arşiv Araştırma Merkezi ile Tarih Vakfı
tarafından verilen European Association for Banking and Financial History (Avrupa Bankacılık ve
Finans Tarihi Birliği) ödülüne, 2009 yılında doktora tezleri için verilen Prof. Dr. Işın Demirkent
Tarih Ödülü’ne, 2015 yılında ise Şeyhü’l-Vüzera Koca Hüsrev Paşa -II. Mahmud Devrinin Perde
Arkası künyeli eseriyle telif eser dalında Türkiye Bilimler Akademisi ödülüne layık görülmüştür.
Temel ilgi alanları olan Yakınçağ Osmanlı Tarihi, XIX. yüzyılda Osmanlı dünyasında bilim-sanat,
mimarlık, modernleşme ve askeri reform tarihi konularında yayımlanmış çok sayıda çalışması
mevcuttur.
Kullanılan Reklam Mecraları :Stok Kodu:9786257447591Boyut:16x24Sayfa Sayısı:272Basım Yeri:İstanbul
- Taksit Seçenekleri
- Axess KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim272,00272,002136,00272,00390,67272,00Ziraat BankkartTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim272,00272,002136,00272,00390,67272,00Maximum KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim272,00272,002136,00272,00390,67272,00Diğer KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim272,00272,002--3--
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
