Türk İdari Yargılama Hukuku - Cilt: 3
Daha önceki baskılarında “Türk İdarî Yargılama Hukuku Dersleri” adı ile yayımlanan bu eser, Prof. Dr. Ramazan YILDIRIM’ın aynı konudaki eserinin yeni sistem, mevzuat değişikliği ve güncel içtihat çerçevesinde güncellenmesi ve geliştirilmesi neticesinde ortaya çıkmış; ders kitabının ötesinde Türk idarî yargılama hukukunda her türlü meseleye dokunan, güncel tartışmalara ve içtihatlara yer veren bir esere dönüşmüştür. Bu sebeple bu eser, 6. baskıdan itibaren “Türk İdarî Yargılama Hukuku” adı ile yayımlanacaktır.
Temelleri Tanzimat’a kadar uzanan ve hukuk devleti ilkesini gerçekleştirmeye yönelik idarî rejim sistemi ekseninde hazırlanan bu çalışma, aynı zamanda mevcut sisteme ilişkin eleştirel bir değerlendirmeyi de içermektedir. Bu doğrultuda, ülkemizin mer’î mevzuatında meydana gelen değişiklikler ve yargı kararlarındaki dönüşüm, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Önceki baskıda belirttiğimiz ve incelediğimiz, başta temyiz olmak üzere kanun yolları sistemindeki dönüşüm devam etmiş; 12. Yargı Paketi olarak da bilinen 7589 sayılı Kanun ile idarî yargı mevzuatında önemli değişiklikler yapılmıştır. Temyiz kanun yoluyla bağlantılı olarak tek hâkimle görülecek davaların kapsamı genişletilirken Anayasa Mahkemesi’nin son dönem iptal kararları doğrultusunda, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize tabi kararları düzenleyen 46. maddesinde de önemli değişikliklere gidilmiştir. Şimdiden 46. maddede yapılan değişikliklerin mevcut sorunları çözmekte yetersiz kalacağını ve yeni tartışmalara sebep olacağını söylemek herhalde yanlış olmayacaktır. Diğer yandan, istinaf kanun yolu bakımından önceki baskılarda değindiğimiz ve uygulamada sorunlara yol açan hususlardan biri olan bölge idare mahkemesinin dosyayı geri gönderme sebepleri genişletilmiş; ayrıca istinaf mercilerine gerekçeyi değiştirme yetkisi verilmiştir.
İdarî yargılama usulüne ilişkin düzenlemeler ve içtihat; mahkemeye erişim hakkı, idarenin yargısal denetimi, temel hak ve hürriyetlerin korunması ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle yargılama usulü kurallarının söz konusu ilkeler gözetilerek değerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir. Aksi bir yaklaşım, idarî yargının varlık sebebinin ve temel işlevinin göz ardı edilmesi sonucunu doğuracaktır. Bu doğrultuda, eserin tamamında idarî yargının temel işlevi esas alınmış; güncel meseleler ve yargı kararları da bu çerçevede incelenmiştir. Önceki baskılarda olduğu gibi bu baskıda da Danıştay’ın ve Anayasa Mahkemesi’nin güncel kararlarına yer verilerek öğrencilerin, akademisyenlerin ve uygulayıcıların güncel içtihadı takip edebilmeleri amaçlanmıştır. Bir önceki baskıda olduğu gibi, eserin sonunda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile bu Kanun hakkında verilen Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının izlenebilmesi amacıyla kronolojik bir tabloya yer verilmiştir. Özellikle son dönemde verilen iptal kararları ve yapılan mevzuat değişiklikleri, böyle bir tabloya duyulan ihtiyacı daha da artırmıştır.
Son değişikliklerle idarî yargıdaki parasal sınırların belirlenmesinde dava tarihinin esas alınması kuralının benimsenmesi, güncel parasal sınırların yanı sıra önceki yıllara ilişkin sınırların da bilinmesini gerekli hâle getirmiştir. Bu nedenle, bu baskıdan itibaren eserin sonunda, istinaf kanun yolu sisteminin yürürlüğe girdiği 2016’dan günümüze kadar idarî yargıda uygulanan parasal sınırlar tablo hâlinde gösterilecektir. Diğer yandan, son dönemde çok sayıda idare ve vergi mahkemesinin kurulması ve bölge idare mahkemesi sayısının on üçe çıkarılması nedeniyle idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin yargı çevrelerini gösteren bir tablo da eserin sonuna eklenmiştir.
- Açıklama
Daha önceki baskılarında “Türk İdarî Yargılama Hukuku Dersleri” adı ile yayımlanan bu eser, Prof. Dr. Ramazan YILDIRIM’ın aynı konudaki eserinin yeni sistem, mevzuat değişikliği ve güncel içtihat çerçevesinde güncellenmesi ve geliştirilmesi neticesinde ortaya çıkmış; ders kitabının ötesinde Türk idarî yargılama hukukunda her türlü meseleye dokunan, güncel tartışmalara ve içtihatlara yer veren bir esere dönüşmüştür. Bu sebeple bu eser, 6. baskıdan itibaren “Türk İdarî Yargılama Hukuku” adı ile yayımlanacaktır.
Temelleri Tanzimat’a kadar uzanan ve hukuk devleti ilkesini gerçekleştirmeye yönelik idarî rejim sistemi ekseninde hazırlanan bu çalışma, aynı zamanda mevcut sisteme ilişkin eleştirel bir değerlendirmeyi de içermektedir. Bu doğrultuda, ülkemizin mer’î mevzuatında meydana gelen değişiklikler ve yargı kararlarındaki dönüşüm, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Önceki baskıda belirttiğimiz ve incelediğimiz, başta temyiz olmak üzere kanun yolları sistemindeki dönüşüm devam etmiş; 12. Yargı Paketi olarak da bilinen 7589 sayılı Kanun ile idarî yargı mevzuatında önemli değişiklikler yapılmıştır. Temyiz kanun yoluyla bağlantılı olarak tek hâkimle görülecek davaların kapsamı genişletilirken Anayasa Mahkemesi’nin son dönem iptal kararları doğrultusunda, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize tabi kararları düzenleyen 46. maddesinde de önemli değişikliklere gidilmiştir. Şimdiden 46. maddede yapılan değişikliklerin mevcut sorunları çözmekte yetersiz kalacağını ve yeni tartışmalara sebep olacağını söylemek herhalde yanlış olmayacaktır. Diğer yandan, istinaf kanun yolu bakımından önceki baskılarda değindiğimiz ve uygulamada sorunlara yol açan hususlardan biri olan bölge idare mahkemesinin dosyayı geri gönderme sebepleri genişletilmiş; ayrıca istinaf mercilerine gerekçeyi değiştirme yetkisi verilmiştir.
İdarî yargılama usulüne ilişkin düzenlemeler ve içtihat; mahkemeye erişim hakkı, idarenin yargısal denetimi, temel hak ve hürriyetlerin korunması ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle yargılama usulü kurallarının söz konusu ilkeler gözetilerek değerlendirilmesi ve yorumlanması gerekir. Aksi bir yaklaşım, idarî yargının varlık sebebinin ve temel işlevinin göz ardı edilmesi sonucunu doğuracaktır. Bu doğrultuda, eserin tamamında idarî yargının temel işlevi esas alınmış; güncel meseleler ve yargı kararları da bu çerçevede incelenmiştir. Önceki baskılarda olduğu gibi bu baskıda da Danıştay’ın ve Anayasa Mahkemesi’nin güncel kararlarına yer verilerek öğrencilerin, akademisyenlerin ve uygulayıcıların güncel içtihadı takip edebilmeleri amaçlanmıştır. Bir önceki baskıda olduğu gibi, eserin sonunda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile bu Kanun hakkında verilen Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının izlenebilmesi amacıyla kronolojik bir tabloya yer verilmiştir. Özellikle son dönemde verilen iptal kararları ve yapılan mevzuat değişiklikleri, böyle bir tabloya duyulan ihtiyacı daha da artırmıştır.
Son değişikliklerle idarî yargıdaki parasal sınırların belirlenmesinde dava tarihinin esas alınması kuralının benimsenmesi, güncel parasal sınırların yanı sıra önceki yıllara ilişkin sınırların da bilinmesini gerekli hâle getirmiştir. Bu nedenle, bu baskıdan itibaren eserin sonunda, istinaf kanun yolu sisteminin yürürlüğe girdiği 2016’dan günümüze kadar idarî yargıda uygulanan parasal sınırlar tablo hâlinde gösterilecektir. Diğer yandan, son dönemde çok sayıda idare ve vergi mahkemesinin kurulması ve bölge idare mahkemesi sayısının on üçe çıkarılması nedeniyle idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin yargı çevrelerini gösteren bir tablo da eserin sonuna eklenmiştir.
Stok Kodu:9786253230845Boyut:16x24Basım Yeri:AnkaraBaskı:6Basım Tarihi:2026 Eylül
- Taksit Seçenekleri
- Axess KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim979,00979,002489,50979,003326,33979,00Ziraat BankkartTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim979,00979,002489,50979,003326,33979,00Maximum KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim979,00979,002489,50979,003326,33979,00Vakıfbank KartlarıTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim979,00979,002489,50979,003--Diğer KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim979,00979,002--3--
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
